15 Yaşında Sakal: Psikolojik Bir Mercekten Bakış Herkesin yaşadığı içsel değişimler farklıdır. Her insan, gelişim sürecinde karşılaştığı bedensel ve duygusal değişimlere farklı tepkiler verir. Bazen bu değişimler kişiyi gururlandırırken, bazen de kaygıya sürükleyebilir. Özellikle ergenlik dönemi, birçok birey için hem fiziksel hem de psikolojik açıdan karmaşık bir süreçtir. Bu yazıda, 15 yaşında sakal çıkmasının ne kadar “normal” olduğu sorusunu, bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji perspektiflerinden inceleyeceğiz. 15 Yaşında Sakal Çıkması: Normal Mi, Anormal Mi? Ergenlik dönemi, hormonların devreye girdiği ve bedensel değişimlerin hızla yaşandığı bir zaman dilimidir. Bu süreç, kişilerin hem fiziksel hem de psikolojik olarak olgunlaşmalarını sağlar. Ancak, 15…
Yorum BırakRenkli Fikir Pınarı Yazılar
Matematiksel Muhakeme Becerisi Nedir? Farklı Yaklaşımlar Konya’da, sakin bir akşam yürüyüşünde, kafamda matematiksel muhakeme becerisi üzerine düşündüğümü fark ettim. Matematiksel muhakeme becerisi nedir? Bu soruyu sormak, aslında birçok farklı bakış açısını içinde barındıran bir soru. Bir mühendis olarak, analitik bir bakış açısıyla hemen sayıların, formüllerin ve hesaplamaların ön plana çıkması gerektiğini hissediyorum. Ama içimdeki insan tarafı da, bu becerinin insan ilişkilerine, sosyal davranışlara nasıl etki ettiğini sorguluyor. Bir yanda mantıklı ve kesin çözüm önerileri, diğer yanda ise duygusal, soyut ve insanı merkezine alan bir anlayış. Hadi, matematiksel muhakeme becerisini farklı bakış açılarıyla ele alalım. Matematiksel Muhakeme Becerisinin Mühendislik Perspektifi İçimdeki…
Yorum BırakKimlere GBT Yapılamaz? Kayseri’nin Soğuk Akşamlarında Bir Umut Arayışı Kayseri’nin soğuk akşamlarından birinde, günün bitmesine sadece birkaç saat kalmışken, kafenin köşe masasında oturuyordum. Sıcak bir kahve almış, dışarıda yağan karın yavaşça yerle buluşmasını izliyordum. Zihnimde bir yığın düşünce var ama bir türlü sırasını bulamıyordum. Gençken, hepimiz hayatın içinden bir şekilde bir şeyler öğreniyoruz, değil mi? Kimilerine sabır, kimilerine cesaret, kimilerine de basitçe hayatı sevme gücü veriyor. O an, düşündüm, acaba kimlere GBT yapılamaz? Kimlerin hayatında bu türden bir sorgulama bile olamaz? Kimlere, ne olursa olsun, kimse dokunamaz? GBT: Gerçekten Adil mi? Gençliğimdeki pek çok insan gibi, kimlik bilgilerimin internette bir…
Yorum BırakSu Armatürü Nedir? Psikolojik Bir Mercekten İnceleme Su armatürü, bir yapının su sistemini kontrol eden, yönlendiren ve dağıtan araçlar bütünüdür. Evlerde, işyerlerinde, şehirlerde ve hatta sanayi alanlarında sıklıkla karşılaşılan bu araçlar, yalnızca fiziksel bir gereklilik olarak değil, aynı zamanda sosyal, bilişsel ve duygusal dinamiklerin merkezinde de yer alabilir. Peki, bir su armatürü nasıl psikolojik bir fenomen haline gelebilir? İnsan davranışlarının ardındaki bilişsel ve duygusal süreçleri merak eden biri olarak, bu yazıyı oluştururken, su armatürlerinin günlük yaşamımızdaki rolünü ve bunun psikolojik boyutlarını keşfedeceğiz. Bilişsel Psikoloji: Su Armatürleri ve Zihinsel Haritalarımız Bilişsel psikoloji, insan zihninin bilgi işleme süreçlerini inceleyen bir alandır. Su…
Yorum BırakElyaf Alerjisi: Edebiyatın Gücüyle Şifa Arayışı Edebiyatın, insan ruhunun derinliklerine ulaşabilme gücü her zaman büyüleyici olmuştur. Kelimeler, bir araya geldiklerinde yalnızca anlam üretmezler; duygulara, düşüncelere, hatıralara ve bazen de hastalıklara bile dokunabilirler. Bir hastalık ya da rahatsızlık, fiziksel olduğu kadar sembolik bir deneyim de olabilir. Elyaf alerjisi gibi bir sorunun etkisi sadece bedende hissedilmez; aynı zamanda ruhu da sarar. Peki, edebiyatın kelimeleri, iyileşme sürecinde nasıl bir güç barındırabilir? Elyaf alerjisi gibi somut bir durum üzerinden, edebiyatın gücünü ve anlatıların dönüştürücü etkisini keşfetmek, bize hem fiziksel hem de duygusal bir iyileşme yolu sunabilir. Edebiyat ve Fiziksel Acı: Birleşen Semboller Edebiyat, en…
Yorum BırakGeçmişi anlamaya çalışmak, yalnızca eski metinleri hatırlamak değil; bugün elimizde tuttuğumuz kavramların, kurumların ve kuralların hangi ihtiyaçlardan doğduğunu fark etmektir. 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu da tam bu noktada anlam kazanır: denizle, gölle ve nehirle kurduğumuz ilişkinin tarihsel bir kaydı olarak, bugünkü çevre ve kaynak tartışmalarını daha berrak okumamıza imkân verir. 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu Nedir? 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu, Türkiye’de su ürünleri avcılığı, yetiştiriciliği, korunması ve denetlenmesine ilişkin temel hukuki çerçeveyi oluşturan kanundur. 1971 yılında kabul edilen bu düzenleme, yalnızca balıkçılığı değil; ekosistemlerin sürdürülebilirliğini, kıyı topluluklarının geçimini ve devletin doğal kaynaklar üzerindeki düzenleyici rolünü de kapsar. Belgelere…
Yorum Bırakİşten Çıkış Nedeni 18 Madde: Ekonomik Bir Analiz Giriş: Kıt Kaynaklar ve Seçimler Ekonomi, kaynakların kıt olduğu bir dünyada seçim yapma sanatıdır. Her gün hayatımızda çeşitli seçimler yaparken, bu kararların ekonomik sonuçları olduğunun farkında olmadan hareket ederiz. İş hayatında ise bu seçimler bazen yalnızca maddi kazançla değil, aynı zamanda sosyal, psikolojik ve toplumsal faktörlerle şekillenir. İşten çıkış nedeni 18 madde kavramı, bu bağlamda oldukça kritik bir rol oynar. Bir çalışanın işten çıkışı, yalnızca bireysel bir tercih değil, aynı zamanda piyasa dinamiklerinin, makroekonomik faktörlerin ve davranışsal ekonominin bir yansımasıdır. İşten çıkış nedeni 18 madde, bir çalışanın işten çıkarılma durumunun gerekçelerini listeleyen…
Yorum Bırakİslam Bilim Tarihinde Birincil Kaynaklar: Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsan Davranışlarını Çözümlemeye Çalışan Bir Psikoloğun Meraklı Girişi Bir psikolog olarak, insan davranışlarını anlamak her zaman beni büyülemiştir. İnsanlar, yaşadıkları toplumlardan, kültürlerden ve tarihsel geçmişlerden ne kadar etkilenirler? Bu soruyu düşündüğümde, bilimsel bilgi ve kültürel mirasın, insanın içsel dünyasında nasıl bir yankı uyandırdığını merak ediyorum. İslam bilim tarihi, sadece bir bilgi birikimi değil, aynı zamanda insanların düşünme biçimlerini, algılarını ve davranışlarını şekillendiren bir yapıdır. Ancak, bu bilgiye ulaşabilmek için, geçmişin birincil kaynaklarını incelemek oldukça önemlidir. Peki, bu kaynaklar, bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji boyutlarından nasıl bir anlam taşır? Gelin, bu soruyu…
Yorum Bırakİnkontinans Neden Oluşur? Felsefi Bir Bakış Giriş: İnsan Olmak ve İnsanlık Durumu Bir insan, bir zamanlar vücudunun her işlevini doğrudan kontrol edebildiğini düşünürken, bir gün bu kontrolün kaybolması, yalnızca fiziksel bir problem olarak kalmaz. Bedenin sınırları aşındığında, yalnızca biyolojik değil, aynı zamanda insan olmanın ontolojik ve etik boyutları da sorgulanır. İnsanlar, bedenlerinin kontrolünü kaybettiklerinde, “ben kimim?” sorusunu sıkça sorarlar. İnkontinans, yalnızca bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda insanın varlık anlayışını da etkileyen, derin bir felsefi sorundur. Bir düşünce deneyiyle başlayalım: Eğer bir insan, bedensel işlevlerini kaybederse, varlık değeri ne olur? Bu soru, ontoloji, etik ve epistemoloji çerçevesinde düşündüğümüzde, yalnızca fiziksel…
Yorum Bırakİdil Tabanca Kimdir? Antropolojik Bir Perspektiften Farklı kültürler, insanlığın zenginliğini oluşturan birer yapı taşlarıdır. Dünyanın farklı köylerinde, kasabalarında ya da büyük şehirlerinde yaşayan insanlar, benzer temel ihtiyaçları paylaşıyor olsa da, bunları karşılamak için farklı yollar ve ritüeller geliştirmiştir. Bu, insanların tarih boyunca oluşturduğu kültürel kimliklerin ne denli çeşitli olduğunu ve her birinin kendi içinde ne kadar derin anlamlar taşıdığını gözler önüne serer. Ancak, bazen bir insanın biyografisi, bir kültürün içinde nasıl şekillendiğini anlamamıza yardımcı olur. Bugün, bu yazıda, İdil Tabanca’nın kim olduğuna ve onun üzerinden kültürel çeşitliliği, kimlik oluşumunu, ritüelleri, semboller ve akrabalık yapılarının birey üzerindeki etkilerini antropolojik bir bakış…
Yorum Bırak