Mahalle Kurmak İçin Nüfus Kaç Olmalı? Hayallerin Sınırında Bir Gün
Kayseri’nin o büyüleyici sabahlarından biriydi. Gökyüzü, her zaman olduğu gibi temizdi, dağlar ise uykusundan uyanmış gibiydi. O sabah, biraz garip bir soru zihnimi kurcalıyordu: Mahalle kurmak için nüfus kaç olmalı? Evet, biraz garip belki ama işte benim zihnimde bazen böyle sorular dönüp duruyor. Hani insan bir yerden sonra daha fazlasını istemek istiyor ya, işte o anlarda aklıma mahalle kurmak gibi bir düşünce geliyor. O sabah, belki de biraz yalnızdım, belki de etrafımda biriyle paylaşmak istediğim bir hayalim vardı ama kimse yoktu. Mahalle kurmak! Bir yanda heyecan, bir yanda büyük bir hayal kırıklığı. O düşünceyi aklımdan çıkaramıyordum. Ya bu kadar basit değildiyse?
Bir Hayal Kurmak: Mahalleye Dair İlk Düşünceler
Hepimizin çocukken bir mahalle hayali vardır ya, bir yerden sonra bu fikir de büyür ve daha anlamlı hale gelir. Çocukken arkadaşlarımızla koştuğumuz, sokaklarda top oynadığımız, kapıların arkasında herkesin birbirini tanıdığı o mahalle… Nereye gitseydim, o mahalleyi bulabilir miydim? Gerçekten hayalini kurduğum o mahalleyi yaratmak için neler gerekiyordu? O gün, aklıma bu soru takıldı. Mahalle kurmak için nüfus kaç olmalı? Ne kadar insan gerekiyor ki, o sokaklarda gülüşmeler yankılansın? Ya da belki de sadece birkaç aile? Kafamda sayılar dönmeye başladı, ama hepsi birer soyut kavramdan başka bir şey değildi.
O gün sokakta yürürken, Kayseri’nin en bilindik caddelerinden birine girdim. Hızla yürüyordum, ama bir yandan da düşüncelerimle boğuşuyordum. Bir mahalle kurmak… Bir yer düşünün, insanlar kapılarını açık tutuyor, çocuklar sokakta koşuyor, herkes birbirini tanıyor. Ama bu, sadece hayalini kurduğum bir dünya mıydı? Ya da belki de gerçekten böyle bir şey yapılabilir miydi? Gözlerim yol boyunca her adımda bir mahalle inşa etti. Ah! Hadi ama! Mahallemi kurmak için kaç kişi gerekir? Nüfus kaç olmalı?
Hayal Kırıklığı: Gerçekten Olabilir mi?
Birden bir duvar gibi çarptı. Gerçekten, çok sevdiğim bu düşünce, birkaç saniye içinde ne kadar karmaşık hale gelebilirdi? Mahalle kurmak için nüfus kaça ulaşmalı? Kendi kendime sormaya başladım. Bunu nasıl yaparım? Kaç kişi, gerçekten bir araya gelir de, bir mahalle kurar? Hemen aklıma, etrafımda kimseyi bulamıyordum. Belki de gerçek hayatta kimse böyle bir şeyi hayal etmiyordu. Kayseri’deki o kalabalık sokaklardan, uzaklardan gelen insanları düşündüm. Kimse, belki de böyle bir hayal kurmak için cesaret etmiyordu.
Beni en çok korkutan şey ise, yalnızlık hissiydi. İnsanların bir araya gelmesi, bir mahalle kurması zor bir şeydi. Ve belki de asıl mesele, gerçekten bir araya gelen insan sayısının, bu hayali gerçeğe dönüştürmeye yetmeyecek kadar az olmasıydı. Ama diğer yandan, bu da bana başka bir şeyi hatırlattı: Bazen hayat, ne kadar çaba gösterdiğinizle değil, doğru zamanda doğru insanlarla karşılaşıp karşılaşmadığınızla ilgilidir. Ya o kadar az kişiyle bir mahalle kurmak mümkünse? Ya aslında benim hayalimdeki mahalle, hayal ettiğimden çok daha yakındaysa?
Bir Adım Atmak: Küçük Bir Başlangıç
Bir anda, bir çözüm bulmuş gibi oldum. Belki de her şeyin başlangıcı, o küçük adımlarla başlar. Mahalle kurmak için, belki de bir sürü insanın olması gerekmiyordu. Küçük bir adım, birkaç kişi… Kendi mahallemde, her köşe başında bir dost, her sokakta tanıdık bir sima görmek yeterli olabilirdi. Sonra düşündüm, neden bir yerel girişimle başlamıyorum? Belki de en basitinden, bir sokağa hayat katmak gerekiyordu. Bir mahalle, belki de bir araya gelen sadece birkaç insanla başlamalıydı.
Bir gün arkadaşım Ali ile oturuyorduk, o da benim gibi kaybolmuş bir şekilde. Hayalleri büyük ama adım atamayanlardan. “Ali,” dedim, “Bir mahalle kurmak için kaç kişi gerekir sence?” O an, Ali’nin gözlerinde bir ışık yandı. O kadar basitti ki, sadece birlikte başlamamız gerektiğini fark etti. İşte o an, mahalle kurmanın sadece sayıların değil, gönüllerin bir araya gelmesiyle olduğunu düşündüm. Mahalle, sadece nüfusla değil, aynı zamanda sevgiyle kurulurdu. “Bunu başarabilir miyiz?” dedim. “Neden olmasın?” dedi. Bir hayal, belki de ilk adımı atmakla gerçek olurdu.
Bir Yola Çıkmak: Bir Gün Gerçek Olur mu?
Mahalle kurmak, nüfusun kaç olduğundan çok, bir araya gelen insanların ruhuyla ilgiliydi. Mahalleyi kuran sadece insanlar değil, birbirlerine duydukları sevgi, bağlılık ve güven olmalıydı. Ve belki de, günün sonunda bir mahalle kurmak, sayılardan çok, gönüllerin birleşmesiyle olurdu. Kayseri’nin o soğuk sabahında içimde bir sıcaklık vardı. Belki de, belki de, bu hayal kırıklığımdan bir umut doğuyordu. Bir gün, belki de mahallemi kurabilirim. Hem de sadece birkaç kişiyle…
Ya da belki de, bir gün bu yazıyı okuyan birisi çıkar ve der ki: “Ben de seninle mahalle kurarım.” İşte o zaman, gerçekten mahallemiz olur. O zaman, belki de nüfus kaç olmalı sorusunun bir önemi kalmaz.